Türkiye’de hukuksuz tutuklamalar yetmezmiş gibi mahkumlar bir de ailelere eziyet olsun diye en uzak noktalardaki cezaevlerine gönderiliyor. Cezaevlerinde yaşanan duygusal anlar, dalgınlık, psikolojinin bozulması gibi nedenlerle sık sık kazalar medyana geliyor. Görüş yolu artık ölüm yolu olarak anılmaya başladı Türkiye’de. Civelek ailesinden ikisi çocuk 4 kişi böyle bir kazada yitip gitti.
“Evlatlarımı kaybettim, belim kırık, göğsüm kırık, kolum kırık. Benim eşime ihtiyacım var, eşimin de bana. Tekrar hücreye dönemez, ne olur bari eşimi tutuksuz yargılayın.” Bu sözler açık görüş dönüşü iki küçük kızını, babasını ve kayınvalidesini kazada kaybeden Hatice Civelek’e ait.

Tutuklu olan Enes Evren Civelek, kızlarını toprağa verdikten sonra sadece 10 dakikalığına eşi Hatice Civelek’i görmek için izin almıştı. O gün çekilen bir videoda Hatice Civelek, çaresizliğini, küçük kızlarını, babasını ve kayınvalidesini kaybetmenin verdiği acıyla bu sözlerle haykırıyordu. Cezaevinde olan eşinin psikolojisinin bozulduğunu, dört ölümü kaldıramayacağını, bu yüzden tutuksuz yargılanmasını talep ediyordu. Birbirine en çok ihtiyaç duydukları gündü o gün. Hatice Civelek’in bu çağrısı ne yazık ki birkaç cılız tepki dışında karşılık bulmadı…

Enes Evren Civelek de Hatice Civelek gibi öğretmendi. Her ikisi de önce mesleklerinden ihraç edildiler. Enes Evren Civelek örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 5 Nisan 2017’de hapse atıldı. 7 Aralık 2018’de Kırıkkale’ye kendisini ziyarete gelen babası Emin Balıkçı (55), kayınvalidesi Havva Civelek (58), küçük kızları Betül (3) ve Naime Civelek (8) Ankara yolunda kaza geçirerek hayatını kaybetti.

Kırıkkkale Keskin Cezaevinde tutuklu bulunan Enes Evren Civelek, eşiyle çocuklarını rahat görebilmek için onlara daha yakın olan Düzce’ye nakil istemişti. Bu isteğini yazılı olarak üç defa Adalet Bakanlığı’na iletti, ancak talebi reddedildi. Kaza haberini aldığı günden beri ise orası ona zindan oldu. Geceleri hücresinin parmaklıklı camdan başını uzatıp “Naimeee, Betülll’ diye gökyüzüne haykırışlarına gece, yıldızlar ve yan hücrelerdeki tutuklular şahit.

Hatice Civelek, kazadan iki ay sonra eşini görmeye gidebildi. “Eşim zor durumda, akli dengesinden endişe ediyorum. Çok ağır bir olay atlattı. Ben yine ailemin içinde bir şekilde nefes bulabiliyorum. Ama onun durumu bambaşka. Bu olayı yaşadıktan sonra insanın dört duvar arasında, hücrede olması bir insanın aklını kaybetmesi için yeterli.” diyebilmişti bu ziyaret dönüşünde. Belki tutuksuz yargılanır ya da beraat eder diye beklerken Enes Evren Civelek 26 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Hatice Civelek, annesi ve kız kardeşiyle paylaştığı evin bir odasındaki hasta yatağında zorlanarak şunları söylüyor: “Kızımın vefatından sonra, saçlarını bağladığım tokaları eşime vermişler. Eşim de birini kendine saklamış, birini bana verdi. Ona, ‘Kendine iyi bak, pes etme, isyan etme’ dedim. ‘Tamam’ dedi. Unutmak mümkün değil ki hatırlatacak bir şeyler olsun. Sadece, kendileri olmasa da onlardan bir parçanın varlığı iyi hissettiriyor.”

Civelek ailesinden geriye iki küçük kızın tokaları, kızların giydikleri hırkalar, ilk saçları, ilk resimleri, hapisteki bir baba ve vücudunun pek çok yerinde kırıklar olan acılı bir anne kaldı. Mutlu gülüşler ise sadece eski fotoğraflarda…